29/8/2006 - ::Rusya'da "çağdaş harem" tartışması::
Rusya'da "çağdaş harem" tartışması...
Rusya'da yıllar önce Kafkasyalı Müslümanların ortaya attığı "çokeşliliğe izin verilmesi" talebi, bugün ülke çapında ses getirmeye başladı. Kadın nüfusunun erkeklerden on milyon fazla olması, bu tartışmaların nedeni... Nikâhsız beraberliği "sivil evlilik" olarak tanımlayan Ruslar, çokeşlilik tartışmalarında ikiye bölündü.
Hakan Aksay
18ALTI
Rusya'da harem olmaz! Bunu isteyen Müslümanlar nerede yaşadıklarını unutmasınlar!
Rusya Federasyonu'na bağlı İnguşetya'nın Cumhurbaşkanı Ruslan Auşev, 1999'da Cumhuriyet'te çokeşliliğe izin verilmesi gerektiğini söylediğinde gelen tepkiler böyleydi. Ama İnguşetya parlamentosu, Auşev'e destek verdi ve böylece bir erkeğin dört kadınla evlenme hakkı yasallaştı. Aynı yıl 15 Kafkas erkeği, zaten mevcut olan ikinci ve üçüncü eşlerine resmi nikâh kıydılar. Ne var ki Moskova'daki tepkiler dinmedi. Sonunda İnguşetya Yüksek Mahkemesi, yerel parlamentonun kararını iptal etmek zorunda kaldı.
Ama cin şişeden çıkmıştı bir kere! Konu giderek daha geniş biçimde tartışılmaya başladı. Üstelik yalnızca İnguşetya, Çeçenistan, Tataristan gibi Müslüman cumhuriyetlerde değil, bütün Rusya çapında. En çok da Moskova'da!
Artık çokeşlilik talebi daha somut ve maddi açıklamalara bağlanıyordu. Her şeyden önce Rusya'da kadınların sayısı erkeklerden tam 10 milyon fazlaydı. Yani herkesi eşleştirmek mümkün olsa bile, milyonlarca kadın açıkta kalacaktı. Bir de alkol ve uyuşturucu bağımlısı erkekleri çıkarınca olay daha da trajik boyutlar kazanıyordu.
AİLE KURUMU KRİZDE
Üstelik yaşanan krizler, piyasa reformları, giderek zorlaşan hayat şartları derken, zaten geleneksel olarak kadınının gölgesinde kalan Rus erkeği tümüyle köşesine sindi. Sorumluluklardan iyice kaçar oldu. En başta da aile kurma ve çocuk yetiştirme sorumluluğundan...
Bu tartışmalar sırasında son yıllarda "içerde çare bulamayan" Rus kadınlarının yasal ve yasadışı yöntemlerle yurtdışına kaçmasından, Amerikan ve Avrupalı erkeklere çöpçatanlık yapan evlilik ajanslarının mantar gibi çoğalmasına kadar birçok kirli çamaşır ortaya döküldü.
Bu arada günlük siyasi ve ekonomik kaygılardan başını kaldırmaya çalışan Başkan Vladimir Putin, ülkenin geleceğini sessiz ve derinden tehdit eden sorunları fark etmeye başladı. En başta demografi sorunu geliyordu. Rusya'nın nüfusu durmadan azalıyordu. Hem de yılda 700-750 bin kişi gibi dev adımlarla. İnsanları aile kurmaya, çocuk yapmaya özendirmek için alınması gereken önlemler tartışmaya açıldı ve zaman zaman kaybolup sonra yeniden ortaya çıkan "çokeşlilik" konusu tekrar gündeme geldi.
Bu konuda yıllardır Rusya'nın "çağdaş harem"e ihtiyacı olduğunu söyleyip duran, ama skandallarıyla ünlü bir politikacı olduğu için sözüne pek kulak asılmayan Vladimir Jirinovski daha bir gür sesle haykırmaya başladı. Politikacılar, sanatçılar, gazeteciler arasında "zaten çokeşli yaşayan" birçok isim ortaya çıktı.
"ÇOKEŞLİLİĞE DESTEK"!
Bunların belki de en ünlüsü Boris Nemtsov idi. Eski Başkan Boris Yeltsin'in gözde bakanlarından, aynı zamanda Sağcı Güçlerin Birliği partisinin liderlerinden ve ABD yönetiminin Rusya'da en güvendiği politikacılardan biri olan Nemtsov'un yeni bir yanı keşfedildi: Üç karısı vardı ve bunu kimseden gizlemiyordu. Ve bütün eşleri ile onlardan olan çocuklarına özenle baktığını söyleyerek "çokeşliliğe destek" mesajlarını farklı bir dille telaffuz ediyordu.
Medyada çıkan haberlerden görüldü ki, Rusya halkı Nemtsov ve benzerlerini hiç de öyle sert biçimde kınamıyordu. "Yeter ki ailesini terk etmesin, çocuklarına baksın!" anlayışı giderek yaygınlaşıyordu. "Gücü ve cüzdanı elveriyorsa, niye olmasın?" diyenler az değildi.
Gazeteler, "kadınların olumlu ve olumsuz yaklaşımları" ve "çokeşlilik insanın yapısına uygun mu değil mi?" gibi yazılar ve anketlerle sorunu deşiyordu. Çokeşliliği demokrasiye, cumhuriyet yönetimine aykırı görenler ve kadınlara saygısızlık olarak yorumlayanlar protestolarını yoğunlaştırırken, sesli veya sessiz olarak çokeşlilik talebine destek verenlerin arttığı dikkat çekiyordu.
ÇARE "SİVİL EVLİLİK"TE Mİ?
Elbette bugün ne Rusya parlamentosu "çokeşlilik yasası" çıkarmaya hazırlanıyor, ne de Rusya kadınlarının çoğu erkeğini başka hemcinsleriyle paylaşmaya hazır. Anlaşılan bu konu daha epeyce tartışılacak, tartışıldıkça da farklı görüşler ortaya atılacak, belki toplumun evlilik ve aile kavramlarına bakışında bazı değişimler olacak.
Tartışmalar süredursun, başta Moskova olmak üzere Rusya'nın büyük kentleri, "resmi aile" kavramından adım adım uzaklaşıyor. Boşanmaların çığ gibi büyümesinin de etkisiyle son yıllarda hayatlarını birleştirme kararı alanlar, bu işe "devleti bulaştırmamak" yolunu seçiyor. Yani nikâhlanmadan birlikte yaşıyorlar. Ama bu tür birliktelikleri Doğu toplumlarına göre daha hoşgörüyle karşılayan Rusya halkı, bunun da saygın bir kurum olduğunu vurgulamak için, resmi nikâh olmadan kurulan aileler için "sivil evlilik" kavramını kullanıyor, bu tür nikâhsız ilişkilerden doğan çocukların ezilmesine izin vermiyor.
Kimileri "sivil evlilik" koşullarında "çokeşlilik" olanaklarının daha da arttığını savunurken, kimileri de bu tür birlikteliklerin "yasal yaptırımlarla değil, duygularla ve bilinçli bir seçimle biçimlendiği" gerekçesinden hareketle sadakat ve mutluluk şansının daha fazla olduğunu savunuyor... l

|